Özel hastanelerin acil servislerinde, hastadan ücret alabilmek için uygulandığı iddia edilen 'acil vakayı poliklinikten giriş yapmış gibi gösterme' veya 'acil gelen hastaya hemen ücret belgesi imzalatma' gibi yöntemlerin hukuki geçerliliği nedir? Bu tür eylemler, hasta hakları ve sözleşme hukuku (özellikle irade sakatlığı halleri) açısından nasıl değerlendirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202555

Bu tür yöntemler hukuken geçersizdir ve çeşitli hukuki sorumluluklar doğurabilir. Değerlendirme şu şekilde yapılabilir: 1) Acil Vakayı Poliklinikten Giriş Yapmış Gibi Gösterme: Bu eylem, gerçeğe aykırı bir kayıt oluşturmaktır. Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ve ilgili mevzuat, acil servise başvuran hastanın durumunun acil servis kapsamında değerlendirilmesini emreder. Hastanın acil durumunu gizleyerek veya yanlış yansıtarak ondan ücret almak, SUT hükümlerine ve SGK ile yapılan sözleşmelere aykırıdır. Bu durum, hastanın ödediği ücreti Tüketici Hakem Heyeti veya mahkeme yoluyla geri alabilmesini sağlar. Aynı zamanda bu, SGK'ya karşı bir sahtecilik olarak da değerlendirilebilir ve idari yaptırımlara neden olabilir. 2) Acil Gelen Hastaya Ücret Belgesi İmzalatma: Bu durum, sözleşme hukukundaki 'irade sakatlığı' halleriyle ilgilidir. Acil bir durumda hastanın veya yakınının can derdinde olması, panik ve stres altında bulunması, imzaladığı belgenin içeriğini ve hukuki sonuçlarını tam olarak anlama ve değerlendirme yetisini ortadan kaldırır. Bu şekilde, kişinin zor durumundan (müzayaka hali) yararlanılarak imzalatılan bir taahhütname, TBK'daki aşırı yararlanma (gabin) veya hata/hile/tehdit (ikrah) hükümleri uyarınca geçersiz sayılabilir. Hasta veya yakını, imzanın iradesi sakatlanarak alındığını ileri sürerek sözleşmenin iptalini ve ödediği paranın iadesini talep edebilir. Bu tür uygulamalar, Hasta Hakları Yönetmeliği'ne ve hekimlik meslek etiğine de temelden aykırıdır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ozel-hastanelerin-acil-servisleri-ucret-talep-edebilir-mi/)