Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2019/3275 E., 2019/11768 K. sayılı kararında, Cumhuriyet savcısının 'iddianamenin iadesi kararına itiraz' ile birlikte 'hâkimin reddi' talebinde de bulunması üzerine, merci mahkemenin (Ağır Ceza Mahkemesi) her iki talebi de birlikte karara bağlaması neden usule aykırı bulunmuştur? Hâkimin reddi ve iddianamenin iadesine itiraz kurumlarının incelenme usulleri ve bu kararları veren merciler arasındaki farkı açıklayınız.
Merci mahkemenin (Ağır Ceza Mahkemesi) her iki talebi de birlikte karara bağlaması, bu iki hukuki kurumun farklı usullere ve farklı inceleme mercilerine tabi olması nedeniyle usule aykırıdır. Aradaki farklar şunlardır: 1) Hâkimin Reddi Talebinin İncelenmesi: - Usul: CMK m. 26 ve 27'ye göre, hâkimin reddi talebi, reddedilen hâkimin mensup olduğu mahkemeye yapılır. Reddedilen hâkim, görüşünü yazılı olarak bildirir. Talebi, reddedilen hâkimin katılmadığı bir üst numaralı mahkeme veya heyet (somut olayda, Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararını inceleyecek olan Ağır Ceza Mahkemesi) esastan inceler ve karara bağlar. Bu, hâkimin tarafsızlığına ilişkin bir denetimdir. 2) İddianamenin İadesi Kararına İtirazın İncelenmesi: - Usul: CMK m. 174 uyarınca, iddianamenin iadesi kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir. Bu itirazı incelemeye yetkili merci, iade kararını veren mahkemenin yargı çevresindeki Ağır Ceza Mahkemesidir. Bu, iddianamenin yasal şartları taşıyıp taşımadığına ilişkin bir denetimdir. Yargıtay'ın kararındaki usuli hata şudur: Merci olan Ağır Ceza Mahkemesi'nin öncelikle ve sadece 'hâkimin reddi' talebini karara bağlaması gerekirdi. Çünkü hâkimin reddi talebi, yargılamanın süjesine (hâkime) ilişkindir ve esastan önce çözülmesi gereken bir ön sorundur. Eğer ret talebi kabul edilirse, zaten iddianamenin iadesi kararını veren hâkimin kararı geçersiz hale gelecektir. Merci mahkeme, öncelikle hâkimin reddi talebini esastan (kabul veya ret) karara bağlamalıdır. Ancak bu karardan sonra, eğer ret talebi reddedilmişse, aynı merci bu kez 'iddianamenin iadesine itiraz'ı inceleyebilirdi. İki farklı hukuki kurumu tek bir kararda birleştirmesi, usul kurallarının karıştırılması anlamına geldiği için hukuka aykırı bulunmuştur. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-26-madde-cmk/)