Ceza muhakemesinde 'teşhis' (yüzleştirme/lineup) işleminin, bir delil olarak hükme esas alınabilmesi için hangi usuli güvencelere uygun olarak yapılması gerekir? Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2013/30716 E., 2014/30528 K. sayılı kararında olduğu gibi, tanığın şüpheliyi tarif ettiği ancak usulüne uygun bir teşhis işlemi yapılmadığı durumlarda, mahkemenin sadece başka bir sanığın soyut suç atmasına dayanarak mahkumiyet kararı vermesi neden 'eksik kovuşturma' sayılmaktadır?
Teşhis işleminin güvenilir bir delil olabilmesi için, hem uluslararası standartlara hem de CMK ve ilgili yönetmelik ruhuna uygun bazı usuli güvencelerle yapılması gerekir: 1) Fotoğraftan Teşhis: Teşhis, fotoğraftan yapılacaksa, şüphelinin tek bir fotoğrafı gösterilmemelidir. Şüphelinin fotoğrafı, ona fiziksel olarak benzeyen başka kişilerin fotoğraflarının arasına konularak (seçenekli) gösterilmelidir. Bu, tanığın yönlendirilmesini önler. 2) Canlı Teşhis (Yüzleştirme): Mümkünse canlı teşhis tercih edilmelidir. Yine şüpheli, benzer fiziki özelliklere sahip başka kişilerle birlikte tanığa gösterilmelidir. 3) Tutanak: Teşhis işlemi, nasıl yapıldığı, kimlerin katıldığı, tanığın beyanlarının ne olduğu gibi tüm ayrıntıları içeren bir tutanağa bağlanmalıdır. 4) Yönlendirme Yasağı: Teşhis sırasında tanığa 'bu kişi miydi?' gibi yönlendirici sorular sorulmamalı, şüpheliyi işaret eden imalarda bulunulmamalıdır. Yargıtay 2. CD'nin anılan kararında, tanığın şüpheliyi tarif etmesi önemli bir başlangıç noktasıdır, ancak bu tek başına bir delil değildir. Maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması için, mahkemenin bu tarife uygun olarak usulüne uygun bir teşhis işlemi (CMK m. 81 ve ilgili yönetmelik uyarınca) yaptırması gerekirdi. Mahkeme, bu önemli delili toplamadan, sadece soyut ve doğruluğu şüpheli olan 'suç atma' niteliğindeki bir başka sanık beyanına dayanarak mahkumiyet hükmü kurmuştur. Bu durum, mahkemenin maddi gerçeğe ulaşmak için toplaması gereken zorunlu ve makul delilleri toplamaması anlamına gelir ki bu da 'eksik kovuşturma' (veya eksik soruşturma/inceleme) olarak adlandırılır ve Yargıtay için temel bir bozma nedenidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-81-fizik-kimligin-tespiti.html)