Bir hukuk davasında bilirkişi raporu alındıktan sonra, taraflardan birinin rapora itiraz etmesi üzerine mahkemenin ek rapor veya yeni bir bilirkişi raporu almadan, sadece mevcut rapora dayanarak karar vermesi mümkün müdür? Mahkemenin, bilirkişi raporuyla bağlı olup olmadığını (HMK m. 282) ve raporun yetersiz veya çelişkili olması durumunda izlemesi gereken usuli yolu, HMK'nın ilgili hükümleri ve 'hukuki dinlenilme hakkı' (HMK m. 27) çerçevesinde analiz ediniz.
Mahkeme, HMK m. 282 uyarınca bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir; yani bilirkişi raporuyla bağlı değildir. Ancak bu serbesti, keyfilik anlamına gelmez. Taraflardan biri, somut ve hukuki gerekçelere dayanarak rapora itiraz etmişse ve rapor gerçekten de yetersiz, çelişkili veya denetime elverişsiz ise, mahkeme bu itirazları karşılamadan ve rapordaki eksiklikleri gidermeden sadece o rapora dayanarak hüküm kuramaz. Bu durum, 'hukuki dinlenilme hakkı'nın (HMK m. 27) ve 'gerekçeli karar hakkı'nın (Anayasa m. 141) ihlali anlamına gelir. Mahkemenin izlemesi gereken usuli yol, HMK m. 281'de düzenlenmiştir. Mahkeme, raporu yetersiz veya çelişkili bulursa; 1) Bilirkişiden, belirsiz veya çelişkili hususlar hakkında 'ek rapor' alabilir. 2) Gerekirse, bilirkişiyi duruşmaya davet ederek sözlü açıklama yapmasını isteyebilir. 3) Rapordaki eksiklikler bu yollarla giderilemiyorsa, 'yeni bir bilirkişi' veya 'yeni bir bilirkişi kurulu' aracılığıyla yeniden inceleme yaptırabilir. Mahkemenin, haklı itirazlara rağmen bu yollara başvurmadan karar vermesi, eksik inceleme nedeniyle kanun yolu denetiminde bozma nedeni teşkil eder. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-273-bilirkisinin-gorev-alaninin-belirlenmesi.html)