657 sayılı DMK m. 135 uyarınca, disiplin amirince verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna itiraz edilebilir. Bu itiraz üzerine disiplin kurulunun 30 gün içinde karar vermemesi, söz konusu disiplin cezasını kesinleştirir mi? Bu durumda memurun dava açma hakkı nasıl etkilenir? Danıştay On İkinci Dairesi'nin 2021/1784 E., 2021/919 K. sayılı kararının bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.
DMK m. 135, itiraz mercilerinin 30 gün içinde karar vermek zorunda olduğunu belirtir, ancak bu süreye uyulmamasının hukuki sonucunu açıkça düzenlememiştir. Danıştay On İkinci Dairesi'nin anılan kararı, bu hukuki boşluğu 'hak arama özgürlüğü' ve 'etkin başvuru yolu' lehine yorumlamaktadır. Karara göre, itiraz merciinin 30 gün içinde karar vermemesi, disiplin cezasını kendiliğinden kesinleştirmez. İtiraz edilmiş bir ceza, itiraz merciince bir karar verilene kadar kesin ve yürütülebilir nitelik kazanmaz. Ancak bu durum, memurun dava açma hakkını süresiz olarak askıya almaz. İdare hukukunun genel ilkeleri ve 2577 sayılı İYUK m. 10 uyarınca, idarenin 30 günlük (eski 60 günlük) sükutu, talebin zımnen reddi olarak kabul edilir ve bu sürenin bitiminden itibaren dava açma süresi işlemeye başlar. Danıştay kararında ise daha güvenceli bir yorumla, memurun 30 günlük sürenin dolmasını beklemeden dahi dava açabileceği, zira ilk işlemin icrai ve menfaatini etkiler nitelikte olduğu belirtilmiştir. Kısacası, itiraz merciinin sessiz kalması, disiplin cezasını kesinleştirmez; aksine, ya memura 30 günlük sürenin bitiminden itibaren dava açma hakkı verir ya da memur bu süreyi beklemeden dahi dava açabilir. İtiraz üzerine cezanın kesinleşmesi için, itirazın reddine dair açık bir kararın ilgiliye tebliği gerekir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-135-madde-dmk/)