19.04.2022 tarihli 2022/32-66 sayılı Tebliğ ile, Türkiye'de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdettikleri menkul satış sözleşmelerinde ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden yerine getirilmesi yasaklanmıştır. Bu düzenlemenin, sözleşme özgürlüğü ilkesine bir müdahale olup olmadığını ve bu müdahalenin hukuki dayanağını (Türk Parası Kıymetini Korunması Hakkında Kanun) ve amacını analiz ediniz. Tarafların bu yasağa aykırı olarak ödemeyi döviz cinsinden yapmaları halinde sözleşme geçersiz mi olur, yoksa sadece idari yaptırım mı uygulanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202505

Söz konusu Tebliğ değişikliği, Anayasa ile güvence altına alınan sözleşme özgürlüğüne bir müdahale niteliğindedir. Ancak bu müdahale, keyfi olmayıp yasal bir dayanağa sahiptir. Hukuki dayanağı, 1567 sayılı Türk Parası Kıymetinin Korunması Hakkında Kanun'dur. Bu kanun, Hazine ve Maliye Bakanlığı'na (ve dolayısıyla TCMB'ye) ülkenin ekonomik menfaatlerini, ulusal paranın değerini korumak ve finansal istikrarı sağlamak amacıyla kambiyo rejimini düzenleme ve kısıtlamalar getirme yetkisi vermektedir. Değişikliğin temel amacı, Türk lirasının kullanımını teşvik etmek, döviz talebini azaltmak (dolarizasyonu önlemek) ve bu yolla kur dalgalanmalarına karşı ulusal paranın istikrarını korumaktır. Bu amaç, kamu yararı kapsamında meşru bir sınırlama nedeni olarak kabul edilebilir. Yasağın ihlali, yani ödemenin döviz cinsinden yapılması, taraflar arasındaki menkul satış sözleşmesinin esasını (geçerliliğini) etkilemez. Sözleşme hukuken geçerli kalmaya devam eder. Ancak bu yasağa uymayan taraflar (hem ödeyen hem kabul eden), Türk Parası Kıymetinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesi uyarınca idari para cezası yaptırımı ile karşı karşıya kalırlar. Dolayısıyla, düzenleme sözleşmenin geçerliliğine değil, ifasına (ödeme şekline) ilişkin emredici bir kural getirmekte ve ihlali idari bir yaptırıma bağlanmaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/menkul-satis-sozlesmelerine-getirilen-dovizle-odeme-yasagi)