İYUK m. 21, dilekçeler ve savunmalarla birlikte verilmeyen belgelerin 'vaktinde ibraz edilmelerine imkân bulunmadığına mahkemece kanaat getirilirse' sonradan sunulabileceğini düzenlemektedir. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 1998/14 E., 1999/87 K. sayılı kararında, davacının 'karar düzeltme' aşamasında sunduğu faturaların dikkate alınarak yerel mahkeme kararının bozulmasını, İYUK m. 21 ve mahkemenin 're'sen araştırma' ilkesi (İYUK m. 20) çerçevesinde nasıl değerlendirmek gerekir? Bu karar, yargılamanın hangi aşamasına kadar delil sunulabileceği konusunda nasıl bir esneklik tanımaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202502

İYUK m. 21, delillerin kural olarak dilekçelerle birlikte sunulması gerektiğini belirtse de, haklı bir mazeretin varlığı halinde sonradan delil sunulmasına imkan tanır. Danıştay VDDGK'nın ilgili kararı, bu esnekliğin ve idari yargıdaki 're'sen araştırma' ilkesinin (İYUK m. 20) ne kadar ileri gidebileceğine dair önemli bir örnektir. Karar, şu ilkeleri ortaya koymaktadır: 1) Maddi Gerçeğe Ulaşma Önceliği: İdari yargılamanın temel amacı şekli gerçekten ziyade maddi gerçeğe ulaşmaktır. Eğer sonradan sunulan bir delil, maddi gerçeği aydınlatacak ve uyuşmazlığın esasını etkileyecek nitelikte ise, mahkemenin bunu göz ardı etmesi adil yargılanma hakkına aykırı olur. 2) Re'sen Araştırma İlkesinin Kapsamı: İYUK m. 20 uyarınca idari yargı hâkimi, tarafların sunduklarıyla bağlı olmayıp, davayı aydınlatmak için her türlü incelemeyi kendiliğinden yapabilir. Karar düzeltme gibi olağanüstü bir kanun yolu aşamasında dahi sunulan ve davanın kaderini değiştirebilecek nitelikteki belgeleri (faturaları) dikkate almak, bu ilkenin bir gereğidir. 3) Usul Hükümlerinin Amaçsal Yorumu: Usul kuralları, yargılamayı çıkmaza sokmak için değil, adil ve doğru bir karara ulaşmak için vardır. Davacının delillerini geç sunması bir usuli eksiklik olsa da, bu eksikliğin maddi adaletin gerçekleşmesini tamamen engellemesine izin verilmemelidir. Danıştay, davacının faturalı satış iddiasını kanıtlayabilecek belgeleri sonradan sunmasını, 'vaktinde ibrazına imkan bulunamama' hali olarak zımnen kabul etmiş ve re'sen araştırma ilkesi gereği bu delillerin de değerlendirilmesi için kararı bozmuştur. Bu, delil sunma sürelerinin katı bir şekilde yorumlanmaması gerektiğini, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacının üstün tutulduğunu göstermektedir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/idari-yargilama-usulu-kanunu-21-madde-iyuk/)