Askeri rütbeler, TSK içerisindeki hiyerarşik yapının temelini oluşturur. Bu rütbelerden 'Mareşal' rütbesinin diğer rütbelerden farkı nedir? Bu rütbenin verilme usulü ve şartları, idare hukuku açısından nasıl bir işlemle gerçekleşir ve bu işlemin niteliği nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202501

'Mareşal' rütbesi, diğer askeri rütbelerden temel olarak iki noktada ayrılır. Birincisi, diğer rütbeler gibi belirli hizmet sürelerini (bekleme süreleri) tamamlayarak veya terfi sınavları ile kıdemle ulaşılan bir rütbe değildir. İkincisi, bu rütbe idari bir işlemle değil, yasama organının özel bir tasarrufu ile verilir. Metinde belirtildiği üzere, Mareşal rütbesi, 'üstün savaş başarısı neticesinde TBMM kararı ile' verilir. Bu durumun idare hukuku açısından analizi şöyledir: Rütbe ve terfi işlemleri kural olarak idari işlem niteliğindedir ve idari yargı denetimine tabidir. Ancak Mareşal unvanının verilmesi, TBMM tarafından bir kanunla veya özel bir meclis kararıyla gerçekleşir. Bu, onu idari bir işlem olmaktan çıkarıp bir 'yasama işlemi' haline getirir. Yasama işlemleri, kural olarak (Anayasaya aykırılık denetimi dışında) idari yargı denetiminin dışındadır. Bu rütbe, sadece askeri bir hiyerarşi basamağı olmanın ötesinde, ulusal bir onurlandırma ve tarihi bir unvan niteliği taşır. Nitekim Türkiye Cumhuriyeti tarihinde sadece Mustafa Kemal Atatürk ve Fevzi Çakmak'a verilmiş olması da bu istisnai ve sembolik niteliğini göstermektedir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/askeri-rutbeler-tsk/)