HMK m. 434, tahkim yargılaması sırasında tarafların sulh olmaları halinde yargılamanın sona ereceğini ve talep üzerine sulhun 'hakem kararı' olarak tespit edilebileceğini düzenlemektedir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/12 uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarına karşı temyiz yolu açıkken, HMK'da genel tahkimde verilen hakem kararlarına karşı sadece 'iptal davası' (HMK m. 439) yolu öngörülmüştür. Bu iki farklı kanun yolu arasındaki çelişki, sigorta tahkiminden çıkan bir kararın temyiz incelemesinde nasıl bir soruna yol açmıştır ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/14689 E., 2014/3989 K. sayılı kararında bu sorunu nasıl çözmüştür?
Bu durum, genel usul kanunu (HMK) ile özel kanun (5684 sayılı Kanun) arasındaki bir çatışmayı göstermektedir. HMK, uluslararası standartlara paralel olarak, hakem kararlarının esasına girilerek bir temyiz (kanun yolu) denetimi yapılmasını engellemiş, sadece HMK m. 439'da sayılan sınırlı usuli nedenlerle 'iptal davası' açılmasına izin vermiştir. Buna karşılık, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/12, belirli bir meblağın üzerindeki Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarına karşı 'temyiz' yolunu açıkça düzenlemiştir. 'Lex specialis derogat legi generali' (özel kanun genel kanunu ilga eder) ilkesi gereğince, sigorta tahkiminden kaynaklanan uyuşmazlıklarda özel kanun olan 5684 sayılı Kanun uygulanmalıdır. Yargıtay 11. HD'nin ilgili kararında, ilk derece mahkemesi HMK hükümlerine göre temyiz istemini reddetmiş, ancak Yargıtay bu kararı kaldırmıştır. Yargıtay, '5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30/12 maddesi uyarınca sigorta tahkim komisyonu kararlarına karşı temyiz yolu açık olduğundan' diyerek, özel kanun hükmünün öncelikli olduğunu ve HMK'daki genel kuralın bu özel durum için uygulanmayacağını belirtmiştir. Bu kararla Yargıtay, ilk derece mahkemesinin temyiz istemini reddeden ek kararını kaldırarak, hakem kararının esasına ilişkin temyiz incelemesine geçmiştir. Bu, özel tahkim türleri için kanun koyucunun genel rejimden farklı kanun yolları öngörebileceğini ve bu durumda özel düzenlemenin uygulanması gerektiğini göstermektedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-434-sulh.html)