TTK m. 89'da tanımlanan cari hesap sözleşmesinin temel unsurlarından olan 'teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçme' (novasyon/tecdit teorisi) ve 'hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteme' (hesap bakiyesi teorisi) kavramlarını açıklayınız. Bu sözleşmenin yazılı şekilde yapılmasının geçerlilik şartı olmasının (TTK m. 89/2) hukuki sonuçları nelerdir?
Cari hesap sözleşmesinin iki temel teorik unsuru bulunmaktadır: 1) Novasyon/Tecdit (Yenileme): Taraflar, aralarındaki hukuki ilişkilerden doğan münferit alacaklarını talep etme hakkından karşılıklı olarak feragat ederler. Bu alacaklar, hukuki varlıklarını kaybederek cari hesaba sadece bir 'kalem' olarak kaydedilir. Yani, alacaklar yenilenerek basit bir hesap kaydına dönüşür. Bu nedenle, cari hesaba kaydedilen bir alacak için ayrı bir dava açılamaz veya icra takibi yapılamaz. 2) Hesap Bakiyesi (Artan Tutar): Belirli hesap devreleri sonunda veya sözleşme sona erdiğinde, alacak ve borç kalemleri karşılıklı olarak takas edilir (mahsup edilir). Bu takas sonucunda ortaya çıkan ve tek bir taraf lehine olan net rakama 'bakiye' veya 'artan tutar' denir. Tarafların talep hakkı, artık bu bakiye üzerinde doğar. Yani, münferit alacaklar yerine, tek ve soyut bir bakiye alacağı geçer. TTK m. 89/2 uyarınca cari hesap sözleşmesinin 'yazılı şekilde' yapılması bir geçerlilik (sıhhat) şartıdır. Bu, adi yazılı şeklin yeterli olduğu, ancak sözlü veya zımni bir anlaşmanın cari hesap sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceği anlamına gelir. Yazılı şekle uyulmadan yapılan bir sözleşme kesin olarak hükümsüzdür. Bu durumda taraflar arasındaki ilişki, bir cari hesap ilişkisi olarak değil, olsa olsa bir 'açık hesap' ilişkisi olarak yorumlanabilir ve cari hesaba özgü sonuçlar (örneğin, bileşik faiz, alacakların tek kalemde toplanması) doğmaz. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/cari-hesap-nedir-takibi-nasil-yapilir/)