CMK m. 81, üst sınırı iki yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı şüpheli veya sanığın kimliğinin teşhisi için fotoğraf, beden ölçüleri, parmak izi gibi verilerinin alınmasını düzenlemektedir. Bu verilerin, CMK m. 81/2 uyarınca 'kovuşturmaya yer olmadığı' veya 'beraat' kararı verilmesi halinde derhal yok edilmesi zorunluluğunun, 'lekelenmeme hakkı' ve 'kişisel verilerin korunması hakkı' ile olan ilişkisini analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202486

CMK m. 81/2'de yer alan, soruşturma veya kovuşturma sonucunda kişinin suçsuz olduğunun anlaşıldığı hallerde (KYOK, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı) alınan fiziksel kimlik verilerinin derhal yok edilmesi hükmü, iki temel anayasal hakkın korunmasını amaçlar: 1) Lekelenmeme Hakkı: Bu hak, kişinin masumiyet karinesinin bir uzantısı olarak, suç isnadıyla haksız yere lekelenmesini ve bu lekenin kalıcı izler bırakmasını önlemeyi hedefler. Soruşturma amacıyla alınan parmak izi, fotoğraf gibi veriler, kişiyi potansiyel bir suçlu olarak fişleme niteliği taşıyabilir. Yargılama sonunda aklanan bir kişinin bu verilerinin devlet kayıtlarında tutulmaya devam etmesi, lekelenmeme hakkının ihlali olur. CMK m. 81/2, bu lekenin silinmesini ve kişinin sicilinin temizlenmesini güvence altına alır. 2) Kişisel Verilerin Korunması Hakkı (Anayasa m. 20/3): Beden ölçüleri, parmak izi, ses ve görüntü kayıtları, özel nitelikli kişisel verilerdir. Bu verilerin işlenmesi (alınması, kaydedilmesi, saklanması) ancak kanunla öngörülen meşru bir amaç (suç soruşturması) için ve ölçülülük ilkesine uygun olarak mümkündür. Soruşturma amacı ortadan kalktığında (aklanma kararı ile), bu verilerin saklanmaya devam edilmesi için hukuki bir sebep kalmaz. Verilerin derhal yok edilmesi, kişisel verilerin korunması hakkının temel prensiplerinden olan 'amacın ortadan kalkmasıyla verilerin silinmesi' (unutulma hakkı) ilkesinin ceza muhakemesindeki somut bir yansımasıdır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-81-fizik-kimligin-tespiti.html)