Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) kapsamında, sigortalının zarar verdiği üçüncü kişinin sigorta şirketine karşı açacağı bir tazminat davasında, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği nedir ve bu durum dava şartı arabuluculuk açısından nasıl bir sonuç doğurur? Bu tür bir uyuşmazlıkta, tüketici işlemi mi, yoksa ticari dava mı söz konusudur?
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nda, zarar gören üçüncü kişi ile sigortalının aracı olduğu sigorta şirketi arasındaki hukuki ilişki, bir sözleşme ilişkisi değil, haksız fiil ilişkisidir. Ancak bu uyuşmazlığın çözümü, temelini sigorta sözleşmesinden ve TTK'daki özel hükümlerden alır. Sigorta sözleşmeleri, TTK'nın Altıncı Kitabında düzenlenmiştir ve sigorta hukukundan kaynaklanan davalar, TTK m. 4 uyarınca mutlak ticari dava niteliğindedir. Bu nedenle, zarar gören üçüncü kişinin sigorta şirketine karşı açacağı dava, taraflar arasında doğrudan bir sözleşme veya tüketici ilişkisi olmasa dahi, 'mutlak ticari dava' olarak kabul edilir. Sonuç olarak, bu dava konusu bir miktar paranın ödenmesine (tazminat) ilişkin olduğundan, TTK m. 5/A gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Uyuşmazlık, zarar görenin tüketici olmasından değil, uyuşmazlığın kaynağı olan sigorta ilişkisinin ticari niteliğinden dolayı dava şartı arabuluculuğa tabidir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/sigorta-hukukunda-arabuluculuk/)