Sigorta hukukundan kaynaklanan ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari uyuşmazlıklarda, TTK m. 5/A uyarınca arabuluculuğun 'dava şartı' olmasının, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile kurulan 'Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yolu ile ilişkisini açıklayınız. Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulacak bir uyuşmazlıkta, öncesinde arabulucuya gitmek zorunlu mudur? Neden?
TTK m. 5/A, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını bir 'dava şartı' olarak düzenlemiştir. Sigorta hukukundan kaynaklanan tazminat ve alacak talepleri de bu kapsama girmektedir. Ancak, sigorta uyuşmazlıkları için özel bir alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olan Sigorta Tahkim Komisyonu mevcuttur. Metinde açıkça belirtildiği üzere, sigorta tahkime konu edilen uyuşmazlıklarda dava şartı olarak arabuluculuk aranmaz. Bunun temel nedeni, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun kendisinin bir alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizması olması ve yargı yükünü azaltma amacına hizmet etmesidir. Kanun koyucu, hak sahibine, ya mahkemeye (ve dolayısıyla öncesinde zorunlu arabuluculuğa) gitme ya da doğrudan Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurma şeklinde bir seçimlik hak tanımıştır. Kişiyi, zaten bir alternatif çözüm yolu olan tahkime gitmeden önce, başka bir alternatif çözüm yolu olan arabuluculuğa zorlamak, usul ekonomisine ve bu kurumların varlık amacına aykırı olurdu. Dolayısıyla, Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru, dava şartı arabuluculuğun bir istisnasını oluşturur. Ancak tahkime başvurabilmek için öncesinde ilgili sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması ve başvurunun sonuçsuz kalması ön şartı bulunmaktadır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/sigorta-hukukunda-arabuluculuk/)