375 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarma kararlarına karşı açılan iptal davalarında, idare tarafından gerekçe olarak gösterilen 'Garson' adlı gizli tanıktan elde edilen kodlamaların (örn: SAY, SAYA, EA, SC) hukuki niteliği ve delil değeri nedir? İdare mahkemelerinin bu kodlamalara yaklaşımını ve bu tür bir delilin 'masumiyet karinesi' ve 'hukuki güvenlik' ilkeleriyle ilişkisini tartışınız.
375 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarma davalarında 'Garson' adlı gizli tanıktan elde edilen kodlamalar, idare tarafından sıkça kullanılan bir delil türüdür. Ancak bu delilin hukuki niteliği son derece tartışmalıdır. Metinde belirtildiği üzere, bu kodlamalar devletin yetkili makamları tarafından değil, örgüt üyelerinin kendi subjektif görüşlerine göre yaptığı fişlemelerdir. Bu nedenle ceza mahkemesi kararlarında hukuka aykırı ve güvenilmez bulunabilmektedir. Buna rağmen, idare mahkemelerinin bu kodlamaları hukuka uygun bulma ve kararlarına esas alma eğiliminde olduğu görülmektedir. Mahkemeler, kodlamanın niteliğine göre (SAY, SAYA, A4, A5, EA gibi kodları olumsuz; SC, DİL, AD, CC gibi kodları lehe) karar verebilmektedir. Bu durum, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerini zedelemektedir. Zira resmi olmayan, doğruluğu ve objektifliği şüpheli bir veriye dayanarak bir kişinin kamu görevinden çıkarılması, masumiyet karinesinin ve hukuki denetim ilkesinin ihlali anlamına gelir. Doktora düzeyinde bir analiz, idari işlemin sebep unsurunun hukuka uygun, somut ve denetlenebilir olması gerektiği, bu tür kodlamaların tek başına bu şartı sağlamadığı ve idare mahkemelerinin bu delilleri kullanırken ceza hukukunun delil standartlarını ve temel hakları daha titizlikle gözetmesi gerektiği yönünde olacaktır. (Kaynak: or.av.tr/375-sayili-khkya-gore-kamu-gorevinden-cikarma/)