375 sayılı KHK ile yapılan 'kamu görevinden çıkarma' işlemi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda düzenlenen 'Devlet memurluğundan çıkarma' disiplin cezası arasındaki temel usuli ve esasa ilişkin farkları, özellikle savunma hakkı ve hukuki güvenceler açısından karşılaştırmalı olarak analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #202464

İki işlem arasındaki temel farklar usuli güvencelerdedir. 657 sayılı DMK'ya göre Devlet memurluğundan çıkarma, kanunda sayılan fiillerin işlenmesi halinde, belirli soruşturma usulleri, savunma hakkının tam olarak tanınması (7 günden az olmamak üzere), yüksek disiplin kurulunun kararı gibi sıkı usuli güvencelere tabi bir disiplin cezasıdır. Buna karşılık, 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesi ile yapılan kamu görevinden çıkarma, olağanüstü dönemlerde 'terör örgütleri ile irtibatlı veya iltisaklı olduğu değerlendirilen' memurlara yönelik bir tedbirdir. Bu süreçte, 657 sayılı Kanun'daki usuli güvenceler dikkate alınmaz. Memurun irtibatlı veya iltisaklı olduğuna dair kurum içinde kurulan bir Komisyonca 'değerlendirme' yapılması yeterli görülmektedir. Bu değerlendirme sonrası tanınan savunma hakkı, genellikle usuli unsurları tam taşımayan, şekli bir niteliktedir. Sonuç olarak, DMK'daki çıkarma bir disiplin cezası iken, KHK'daki çıkarma idari bir tedbir niteliğindedir ve bu nedenle daha az hukuki güvence içerir. Ancak her ne kadar bir 'değerlendirme' yeterli görülse de, bu değerlendirmenin de somut ve hukuken kabul edilebilir delillere dayanması, idari yargı denetimi açısından zorunludur. (Kaynak: or.av.tr/375-sayili-khkya-gore-kamu-gorevinden-cikarma/)