Bir davacı, eşinin kendisini aldattığını öğrendikten çok sonra ve eşiyle birlikte yaşamaya devam ederken, aldatma eylemine katılan üçüncü kişiye karşı manevi tazminat davası açmıştır. İlk derece mahkemesinin bu davayı 'samimi olmadığı' gerekçesiyle reddetmesi Yargıtay tarafından nasıl değerlendirilmiştir?
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İçtihadı Birleştirme Kararı öncesi), bu gerekçeyi isabetli bulmamıştır. Daireye göre, halen eşi ile birlikte yaşıyor olması nedeniyle dava açmakta samimi olmadığı şeklindeki gerekçe ile istemin reddi doğru değildir. Davalının eylemi aile bütünlüğüne saldırı niteliğindedir ve uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Ancak bu görüş, daha sonra çıkan İçtihadı Birleştirme Kararı ile geçerliliğini yitirmiştir. (Kaynak: or.av.tr/kisilik-haklarina-saldiri...)