Haksız tutuklama tazminatı davasında, davacı manevi tazminat miktarını belirlerken hangi kriterleri göz önünde bulundurmalıdır? Mahkeme bu miktarla bağlı mıdır?
Manevi tazminat, kişinin haksız yere özgürlüğünden yoksun bırakılması nedeniyle duyduğu elem, keder, itibar kaybı gibi manevi zararları karşılamayı amaçlar. Davacı, miktar belirlerken; tutuklu kaldığı süreyi, isnat edilen suçun niteliğini, sosyal ve ekonomik durumunu, basında yer alıp almadığını, ailesinin ve çevresinin bu durumdan nasıl etkilendiğini göz önünde bulundurabilir. Ancak, mahkeme davacının talep ettiği miktarla bağlı değildir. Mahkeme, talepten daha fazlasına hükmedemez (talepten fazlasına karar verememe ilkesi), ancak olayın özelliklerine, hakkaniyete ve Yargıtay'ın benzer davalarda oluşturduğu içtihatlara göre, talep edilen miktardan daha az bir tazminata hükmedebilir. Islah yoluyla manevi tazminat miktarının artırılması mümkün değildir (or.av.tr/haksiz-tutuklama-gozalti-ve-arama-nedeniyle-tazminat/).