Mahkemenin verdiği bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı, itiraz yolu tüketilerek kesinleşmiştir. Ancak kararda, sanığın HAGB'yi kabul edip etmediğinin sorulmaması gibi esasa ilişkin olmayan, usuli bir hukuka aykırılık bulunmaktadır. Bu karara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilebilir mi? Adalet Bakanlığı'nın bu konudaki uygulamasını ve doktrindeki eleştiriyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #201546

Uygulamada Adalet Bakanlığı, HAGB kararlarının CMK m.309'da belirtilen 'hüküm' niteliğinde olmadığını, henüz kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığını gerekçe göstererek, bu kararlara karşı yapılan kanun yararına bozma taleplerini genellikle reddetmektedir. Ancak doktrinde bu görüş eleştirilmektedir. CMK m.309, 'hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde' ibaresini kullanmaktadır. HAGB kararı da bir mahkeme kararıdır ve itiraz yoluyla kesinleşmektedir. Kanun koyucunun amacı, kanun yolu denetiminden geçmeyen tüm kesinleşmiş kararlardaki bariz hukuka aykırılıkları gidermektir. Bu nedenle, HAGB kararının şekli ne olursa olsun, kanun yolu tükenmiş bir karar olduğu için aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilebilmesi gerektiği savunulmaktadır (sen.av.tr/tr/makale/hagb-de-kanun-yararina-bozma).