A, B'nin kendisine borcu olduğunu düşünerek (ancak aslında borç yoktur), B'nin arabasına haciz koydurmak için sahte bir senet düzenleyip icra takibi başlatmıştır. A'nın eylemi meşru savunma veya zorunluluk hali midir?
Hayır, ikisi de değildir. Meşru savunma, bir 'saldırıya' karşı yapılır; burada A'ya yönelik bir saldırı yoktur. Zorunluluk hali, bir 'tehlikeden' kurtulmak için yapılır; burada A'nın kurtulması gereken bir tehlike yoktur. A'nın eylemi, alacaklı olduğunu zannetmesi nedeniyle, TCK m. 30'daki 'hata' hükümleri kapsamında da değerlendirilemez. Çünkü A'nın eylemi, 'ihkak-ı hak' (kendiliğinden hak alma) düşüncesiyle, hukuka aykırı bir yöntemle (sahte senet düzenleme) hakkını elde etme çabasıdır. Bu eylem, özel belgede sahtecilik ve iftira gibi suçları oluşturur.