Bir davada, uyuşmazlık bir markanın, diğer bir markayla 'karıştırılma ihtimali' olup olmadığına ilişkindir. Mahkeme bu tespiti kendi yapabilir mi, yoksa bilirkişiye mi başvurmalıdır?
Markalar arasında karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, ortalama tüketicinin algısı, markaların ses, anlam ve görsel benzerlikleri gibi unsurların değerlendirilmesini gerektirir. Bu değerlendirme, hem hukuki hem de özel (pazarlama, marka algısı) bilgi gerektiren karmaşık bir konudur. HMK m. 266 çerçevesinde, bu tür bir uyuşmazlığın çözümü, genellikle marka hukuku alanında uzman bir bilirkişinin görüşünün alınmasını gerektirir. Hâkimin tek başına bu tespiti yapması, özellikle markalar çok benziyor veya çok farklı değilse, eksik inceleme olarak değerlendirilebilir.