Bir kişi, kendisinden zorla para isteyen ve silahlı olan bir saldırganın isteğini yerine getirerek parasını vermiştir. Bu kişi daha sonra, verdiği parayı geri almak için saldırganı takip edip onu darp etmiştir. Bu ikinci eylem meşru savunma mıdır?
Hayır, değildir. İlk olay, yani silah zoruyla paranın verilmesi, bir cebir-tehdit suçudur ve bu sırada bir savunma imkanı olsaydı meşru savunma gündeme gelebilirdi. Ancak, saldırı bittikten ve tehlike geçtikten sonra, giden parayı geri almak amacıyla saldırganı takip edip darp etmek, bir 'savunma' değil, 'ihkak-ı hak' (kendiliğinden hak alma) eylemidir ve bu da ayrı bir suç teşkil eder. Meşru savunmanın 'eş zamanlılık' şartı burada gerçekleşmemiştir.