Bir davacı, dava dilekçesinde tanık deliline dayanmış, ancak tanıklarının ad ve soyadlarını belirtmeden sadece 'tanık listem dilekçemiz ekindedir' şeklinde bir ifade kullanmış ve dilekçe ekine hiçbir tanık listesi eklememiştir. Mahkeme, ön inceleme duruşmasında davacıya tanık listesini sunması için kesin süre vermemiş ve tanık dinletme talebini reddederek dosyadaki mevcut delillere göre karar vermiştir. Bu durumu HMK Madde 240/2 ve Yargıtay'ın 'tanık listesinin sunulması gereken aşama' konusundaki içtihatları çerçevesinde değerlendiriniz. Mahkemenin kararı hukuka uygun mudur? Nedenleriyle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #200668

Mahkemenin bu kararı, HMK Madde 240/2 ve Yargıtay'ın ilgili içtihatları doğrultusunda hukuka uygun değildir. **Değerlendirme:** 1. **Tanık Listesi Sunma Zorunluluğu (HMK 240/2):** HMK Madde 240/2, 'Tanık gösteren taraf, tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenilmesi istenen tanıkların adı ve soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunar. Bu listede gösterilmemiş olan kimseler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez.' hükmünü getirir. Davacının tanık adlarını dahi belirtmeden soyut bir ifade kullanması ve liste eklememesi, bu maddeye aykırıdır. 2. **Tanık Listesi Sunulması Gereken Aşama:** HMK 240'da tanık listesinin ne zaman sunulması gerektiğine dair açık bir hüküm olmamakla birlikte, Yargıtay bu konuda önemli bir yorum getirmiştir: * **Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/605 E., 2022/264 K. sayılı kararı:** Bu kararda, 'ispat faaliyetinin konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümüne etkili olabilecek vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 320. maddesi gereğince basit yargılama usulünde tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar ön inceleme aşamasında tespit edileceğinden ancak bu tespit yapıldıktan sonra çekişmeli vakıaların ispatı için tanık deliline başvurulmasının gerekip gerekmediği taraflarca değerlendirilebilecektir.' denilmiştir. Bu, tanık listesinin sunulması için uygun aşamanın, ön inceleme sonrası uyuşmazlık konuları belirlendikten sonra olduğu anlamına gelir. 3. **Kesin Süre Verilmesi Zorunluluğu (HMK 240/3 ve HMK 27):** HMK 240/3, 'Tanık listesinde adres gösterilmemiş veya gösterilen adreste tanık bulunamamışsa, tarafa adres göstermesi için, işin niteliğine uygun kesin süre verilir.' hükmünü getirir. Davacının tanık isimlerini dahi belirtmediği bu durumda, mahkemenin öncelikle davacıya 'tanıklarının ad ve soyadları ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi' sunması için HMK 240/3 uyarınca 'işin niteliğine uygun kesin süre' vermesi gerekirdi. Bu, hukuki dinlenilme hakkının (HMK 27) bir gereğidir, zira taraflara delil sunma imkanı tanınmalıdır. 4. **Hukuki Dinlenilme Hakkının İhlali:** Mahkemenin, davacıya tanık listesi sunması için kesin süre vermeden doğrudan tanık dinletme talebini reddetmesi, davacının 'açıklama ve ispat hakkını' (HMK 27/2-b) kısıtlar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/605 E., 2022/264 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, 'davacı vekilinin tanıklarının dinlenilmesi gerekirken tanık dinletme talebinin reddine karar verilmesi, hukukî dinlenilme hakkının ve bu hakkın alt unsurları olan “iddia ve savunma hakkı” ile “açıklama ve ispat hakkı”nın ihlâli niteliğinde olup adil yargılanma hakkı ile bağdaşmamaktadır.' **Mahkemenin Kararının Hukuka Uygunluğu:** Mahkemenin, davacıya tanık listesi sunması için kesin süre vermeden, ispat hakkını kısıtlayarak tanık dinletme talebini reddetmesi hukuka uygun değildir. Bu durum, 'eksik inceleme' teşkil eder ve Yargıtay tarafından bozma nedeni olarak kabul edilecektir. Mahkemenin, yargılamanın başında delil listesi eksik olan tarafa usulüne uygun kesin süre vererek, ispat hakkını kullanma imkanı tanıması beklenir.