HMK Madde 297/2'de belirtilen 'Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir' hükmünün, 'taleple bağlılık ilkesi' (HMK 26/1) açısından önemini tartışınız. Yargıtay'ın talep sonucunun net olmaması veya talebin aşılması durumunda hukuki yaklaşımını örneklerle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #200658

HMK Madde 297/2, hükmün sonuç kısmının net, anlaşılır ve infaz edilebilir olmasını amaçlar. Bu hüküm, HMK Madde 26/1'de düzenlenen 'taleple bağlılık ilkesi' ile doğrudan ilişkilidir, çünkü mahkemenin sadece tarafların talepleri doğrultusunda karar vermesi gerektiğini güvence altına alır. **Taleple Bağlılık İlkesi (HMK 26/1):** HMK 26/1, 'Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.' hükmünü içerir. Bu ilke, yargılamada taraflarca hazırlama ilkesinin bir sonucudur ve hâkimin görevini, tarafların belirlediği çerçeveyle sınırlı tutar. **HMK 297/2'nin Taleple Bağlılık İlkesi Açısından Önemi:** HMK 297/2, hükmün sonuç kısmının, 'taleplerden her biri hakkında verilen hükmü' içermesini zorunlu kılar. Bu, hâkimin her bir talebi tek tek değerlendirip, bu talebe ilişkin olumlu veya olumsuz bir karar vermesi gerektiğini ifade eder. Talep sonuçlarının hükümde açıkça yer alması, hem taleple bağlılık ilkesine uyulduğunu gösterir hem de kararın infazını kolaylaştırır. Aksi takdirde, taleple bağlılık ilkesinin ihlali veya infazda tereddüt yaratacak durumlar ortaya çıkabilir. **Yargıtay'ın Talep Sonucunun Net Olmaması veya Talebin Aşılması Durumundaki Yaklaşımı:** Yargıtay, taleple bağlılık ilkesinin ihlali veya hüküm fıkrasının belirsizliği durumunda kararı bozar: * **Talep Sonucunun Belirsizliği:** * **Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2015/43240 E., 2018/7752 K. sayılı kararı (Ayıplı ve Geç Teslim Daire):** Bu kararda, davacının dava dilekçesinde 'dava değeri 10.000,00 TL olarak gösterilmesine rağmen ne kadarının kira tazminatı ne kadarının ayıp oranında bedel indirimi karşılığı olarak istenildiği gösterilmediği gibi mahkemece, davacıya bu yönde bir açıklama da yaptırılmamıştır.' Bu durumun HMK 26/1 ve 119/ğ maddelerine aykırı olduğu, hâkimin öncelikle davacının talep sonucunu açıklatması gerektiği belirtilmiştir. Talep net olmadığında, mahkeme taleple bağlılık ilkesine uygun karar veremez. * **Talebin Aşılması:** * **Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2017/4355 E., 2017/8510 K. sayılı kararı (Ürün Zararı Tazminatı):** Bu kararda, davacıların talebinin 6.940,00 TL olmasına rağmen, bilirkişi raporunda daha fazla zarar hesaplanmış ve mahkemece 9.161,70 TL'nin tahsiline karar verilmiştir. Yargıtay, 'HMK’nun 26. maddesi uyarınca hâkim, tarafların talep ve sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Talebi aşar şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden, kararın bozulması gerekmiştir.' diyerek, açıkça talep sonucunun aşıldığını belirtmiştir. * **Hüküm Fıkrasındaki Çelişkiler:** * **Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/17451 E., 2018/8125 K. sayılı kararı (İcra İtirazının İptali):** Bu kararda, davalının takas mahsup talebi hakkında hüküm kısmında değerlendirme yapılmaması ve icra takibine itiraz edilen temerrüt faizi yönünden 'olumlu-olumsuz herhangi bir hüküm kurulmaması' HMK 297'ye aykırı bulunmuştur. Taleplerin tümü ve taraflara yüklenen borçlar konusunda HMK 297'ye uygun bir hüküm kurulmaması, infazda tereddüt yaratır ve bu da taleple bağlılık ilkesinin gerektirdiği netlikten uzaklaşmaktır. Sonuç olarak, HMK 297/2, hüküm fıkrasının her bir talebi açıkça karşılamasını zorunlu kılarak, hâkimin taleple bağlılık ilkesine tam olarak uymasını sağlar. Talebin belirsiz olması, aşılması veya hüküm fıkrasının talepler hakkında çelişkili veya eksik bilgi içermesi, Yargıtay tarafından kararın bozulmasıyla sonuçlanan önemli usul hatalarıdır.