Bir davalı şirket, aleyhine açılan işçilik alacağı davasına cevap dilekçesinde soyut olarak 'tanık' deliline dayanmıştır. Mahkeme, tensip zaptı ile davalıya tanık listesini sunması için iki haftalık kesin süre vermiş ve bu süreye uyulmaması halinde delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağını ihtar etmiştir. Davalı, bu süreye uymamış, ancak ön inceleme duruşmasından sonra ve tahkikat aşamasında tanık listesini sunmuş ve tanıklarını dinletmek istemiştir. Mahkeme, kesin süreye uyulmadığı gerekçesiyle davalı tanıklarının dinlenilmesi talebini reddetmiştir. Bu kararı, HMK Madde 240, 140/1, 320/2 ve Yargıtay'ın ön inceleme aşaması ile ilgili içtihatları çerçevesinde değerlendiriniz. Mahkemenin bu kararı hukuka uygun mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #200646

Mahkemenin bu kararı, HMK'nın ilgili hükümleri ve Yargıtay'ın ön inceleme aşamasıyla ilgili içtihatları doğrultusunda hukuka uygun değildir. **Değerlendirme:** 1. **HMK'nın Genel Sistematiği ve Ön İnceleme Aşaması:** HMK, yargılamanın makul sürede tamamlanmasını hedefleyen bir sistematiğe sahiptir. Bu sistematiğin önemli bir parçası 'ön inceleme' aşamasıdır. HMK 140/1 ve 320/2'ye göre, ön inceleme aşamasında tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar tek tek tespit edilir. Bu aşama, davanın yol haritasını çizer ve delil ikamesinin temelini oluşturur. 2. **Tanık Listesi Sunma Zamanı ve Tensip Zaptı ile Verilen Kesin Süre:** HMK 240. maddesi tanık listesi sunulmasını düzenlemekle birlikte, bu listenin hangi aşamada sunulacağına dair açık bir hüküm içermemektedir. Ancak Yargıtay, bu konuda önemli bir yorum getirmiştir: * **Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/27164 E., 2020/2062 K. sayılı ve 2017/5707 E., 2017/4669 K. sayılı kararları:** Bu kararlarda 'uyuşmazlık konularının tespit edilmesinden önceki bir aşamada, tarafların tanık listesi sunmalarını beklemek doğru değildir. Bu halde, tanık deliline dayanmış ve fakat tanık listesi sunmamış tarafa, tanık listesi sunması için kesin sürenin ön inceleme sonunda verilmesi gereklidir. Tensip zaptında bu yönde verilen kesin süre hukuki sonuç doğurmayacaktır.' ifadesi yer almaktadır. Bu, tensip zaptıyla (davanın başında, uyuşmazlık konuları henüz netleşmeden) verilen kesin sürenin, tanık listesi sunulması için hukuki sonuç doğurmayacağı anlamına gelir. 3. **Hukuki Dinlenilme Hakkı (HMK 27):** Davalının tanık listesini ön inceleme duruşmasından sonra sunması, kesin sürenin hukuki sonuç doğurmaması ve tanık listesinin sunulabileceği en erken aşamanın ön inceleme sonunda olması gerektiği prensipleri bir araya geldiğinde, davalı tarafın ispat hakkının korunması gerekir. Mahkemenin, henüz kesin süre şartlarının oluşmadığı bir durumda, tanık listesini sunmaması nedeniyle dinlenmelerini reddetmesi, hukuki dinlenilme hakkını zedeler. **Mahkemenin Kararının Hukuka Uygunluğu:** Mahkemenin, tensip zaptıyla verdiği kesin süreye uyulmadığı gerekçesiyle davalı tanıklarının dinlenmesini reddetmesi, Yargıtay'ın ön inceleme aşaması ve kesin sürelerle ilgili içtihatları doğrultusunda **hukuka uygun değildir**. Davalı, uyuşmazlık konuları netleştikten sonra (ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra) tanık listesini sunmuştur. Bu durumda, mahkemenin tanıkları dinlemesi, maddi gerçeğe ulaşma ve tarafların adil yargılanma haklarını koruma ilkesinin bir gereğidir. Mahkemenin bu kararı, 'eksik inceleme' olarak değerlendirilecek ve Yargıtay tarafından büyük olasılıkla bozulacaktır.