Bir yargılama devam ederken, mahkeme, taraflardan birine tanık listesi sunması için iki haftalık kesin süre vermiş, ancak taraf bu süreye uymamıştır. Takip eden celsede, bu taraf mazeret bildirerek duruşmaya katılmamış, ancak mazereti kabul edilmiştir. Bir sonraki celsede ise, taraf vekili duruşmaya gelmiş ve tanıklarını hazır ettiğini belirterek dinlenmelerini talep etmiştir. Mahkeme, daha önce kesin süreye uyulmadığı ve tanıkların hazır edilmediği gerekçesiyle bu tanıkların dinlenmesi talebini reddetmiştir. Bu durumu HMK Madde 240, 243 ve 27 hükümleri ile Yargıtay'ın 'hukuki dinlenilme hakkı' ve 'usul ekonomisi' dengesi içindeki yaklaşımı açısından değerlendiriniz. Mahkemenin kararı hukuka uygun mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #200642

Mahkemenin bu kararı, HMK'nın ilgili maddeleri ve Yargıtay'ın hukuki dinlenilme hakkına verdiği önem göz önüne alındığında hukuka uygun değildir. **Değerlendirme:** 1. **Kesin Süreye Uyulmaması ve HMK 240/3:** HMK 240/3, tanık listesinde adres gösterilmemesi veya tanığın bulunamaması durumunda kesin süre verilmesini ve bu süreye uyulmaması halinde tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayılmasını öngörür. Olayda taraf, kesin süreye uymayarak tanık listesini sunmamıştır. Bu durum, prensipte tanık dinletme hakkının kaybedilmesi sonucunu doğurabilir. 2. **HMK 243/1 ve 'Hazır Bulundurulan Tanık' Kuralı:** HMK 243/1'in ikinci cümlesi, 'davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanık da dinlenir' hükmünü getirir. En önemlisi, 'Şu kadar ki, tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hâllerde, liste verilmemiş olsa dahi taraf, o duruşmada hazır bulundurursa tanıklar dinlenir' şeklindeki son cümle, kesin süreye uyulmasa dahi, tanığın duruşma günü hazır edilmesi durumunda dinlenmesi gerektiğini açıkça belirtir. Olayda taraf, önceki kesin süreye uymamasına rağmen, bir sonraki celsede tanıklarını hazır etmiştir. 3. **Hukuki Dinlenilme Hakkı (HMK 27) ve Yargıtay Yaklaşımı:** * **İspat Hakkı:** HMK 27, tarafların yargılama ile ilgili 'açıklama ve ispat hakkını' güvence altına alır. Bu hak, maddi gerçeğe ulaşma ve adil yargılanma hakkının temel bir unsurudur. Yargıtay, usul ekonomisi ve yargılamanın hızlı ilerlemesi ilkelerini benimsemekle birlikte, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmemesi için bu kuralları esnek yorumlamaktadır. * **Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/19639 E., 2018/7482 K. sayılı kararı:** Bu kararda, davacının kesin süre içinde tanık listesini vermemiş olmasına rağmen, mazeretinin kabul edildiği ve takip eden celsede tanıklarının hazır olduğunu belirttiği durumda, HMK 243 uyarınca tanıkların dinlenmesi gerektiği, aksi halde 'eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir' denilmiştir. * **Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/18794 E., 2018/6787 K. sayılı kararı:** Bu kararda da, 'mahkemece yasal dayanağı bulunmadığı halde, taraflara tanıklarını duruşmada hazır bulundurma yükümlülüğü yüklenemeyeceği gibi, tanıkların hazır edilmesi konusunda süre de verilemez. Verilmiş olsa dahi sonuç doğurmaz.' ifadesiyle, hazır edilen tanıkların dinlenmemesinin doğru olmadığı vurgulanmıştır. Yargıtay, tanıkların usulüne uygun çağrılması veya adres bildirilmesi için kesin süre verilmesini önerirken, hazır edilen tanıkların dinlenmemesinin 'hukuki dinlenilme hakkı' ve 'savunma hakkının kısıtlanması' sonucunu doğuracağını belirtmektedir. **Mahkemenin Kararının Hukuka Uygunluğu:** Mahkemenin, kesin süreye uyulmadığı gerekçesiyle hazır bulunan tanıkları dinlemeyi reddetmesi hukuka uygun değildir. Zira HMK 243/1'in lafzı, kesin süreye uyulmasa dahi hazır bulundurulan tanığın dinlenmesini emretmektedir. Bu, yargılamayı uzatma amacı taşımayan, delil sunma iradesini ortaya koyan bir tarafın ispat hakkının korunması anlamına gelir. Mahkemenin bu reddi, hukuki dinlenilme hakkının ihlali olup, 'eksik inceleme' nedeniyle Yargıtay tarafından bozma nedeni sayılacaktır.