HMK m. 297/2'ye göre, hükmün sonuç kısmında 'taleplerden her biri hakkında verilen hükümle' karar verilmesi gerekir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/20346 E. sayılı kararında, mahkemenin asıl ve birleşen davalar için tek bir vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmetmesi neden bu kurala aykırı bulunmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #200620

Bu durum, HMK m. 297/2'nin ihlalidir çünkü usul hukuku açısından 'birleşen davalar' ayrı ve bağımsız davalar olmaya devam ederler. Davaların birleştirilmesi (HMK m. 166), sadece yargılamanın birlikte yürütülmesi ve usul ekonomisi sağlanması amacını taşır; davaları tek bir davaya dönüştürmez. Her bir dava, kendi dava değeri, talepleri ve tarafları açısından bağımsızlığını korur. Bu nedenle, mahkemenin yargılama sonunda, her bir dava hakkında ayrı ayrı karar vermesi gerekir. Yargıtay 9. HD'nin kararında mahkemenin bu ilkeyi göz ardı ederek, asıl dava ve birleşen dava için sanki tek bir davaymış gibi toplu bir yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmetmesi hatalı bulunmuştur. **Doğru usul şöyledir:** Mahkeme, hüküm fıkrasında, asıl dava ve birleşen davayı ayrı başlıklar altında veya ayrı bentlerde ele almalıdır. Her bir davada tarafların haklılık oranına göre, o davaya özgü yargılama giderlerinin (harç, tebligat gideri, bilirkişi ücreti vb.) kimin üzerinde bırakılacağına ve o dava için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanacak vekalet ücretine ayrı ayrı hükmetmelidir. Bu yapılmadığında, hangi masrafın hangi davaya ait olduğu ve vekalet ücretinin hangi dava sonucuna göre takdir edildiği belirsiz kalır, bu da hükmü HMK m. 297'ye aykırı ve infazda tereddüt yaratacak hale getirir.