TCK m. 25/2, zorunluluk halinin şartlarından biri olarak 'başka suretle korunmak olanağı bulunmaması'nı belirtir. Bu şart, 'kaçma' yükümlülüğünü de içerir mi? Yani, tehlikeden kaçarak kurtulma imkanı olan bir kişi, bir suçu işleyerek tehlikeden kurtulursa zorunluluk halinden yararlanabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #200618

Evet, 'başka suretle korunmak olanağı bulunmaması' şartı, 'kaçma' yükümlülüğünü de içerir. Bu ilkeye 'zaruret halinin ikincilliği (tali niteliği)' denir. Yani, bir hakka zarar vermeyi gerektiren bir suç işlemek, tehlikeden kurtulmak için başvurulacak en son çare olmalıdır. Eğer kişi, bir suç işlemeden, daha az zararlı başka bir yolla (örneğin kaçarak, saklanarak, yardım isteyerek) kendisini veya başkasını tehlikeden kurtarma imkanına sahipse, zorunluluk halinden yararlanamaz. Örneğin, kendisine saldıran başıboş bir köpekten, yakındaki bir eve veya arabaya sığınarak kurtulma imkanı olan bir kişinin, bu yola başvurmak yerine, park halindeki bir arabanın camını kırarak içine girmesi veya yoldan geçen birini tehdit ederek arabasına binmesi, zorunluluk hali kapsamında değerlendirilemez. Çünkü tehlikeden, bir suç işlemeden kurtulma olanağı mevcuttu. Ancak, kaçmanın veya saklanmanın tehlikeyi bertaraf etmeyeceği kesin veya kuvvetle muhtemel ise (örneğin, çok hızlı koşan bir vahşi hayvan veya silahlı bir takipçi), bu durumda kaçma bir 'korunma olanağı' olarak kabul edilmez ve kişi, zorunluluk hali kapsamında başka bir fiili işleyebilir. Her olayın kendi koşulları içinde, kaçma imkanının gerçekçi ve etkili bir çözüm olup olmadığı değerlendirilmelidir.