Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/18196 E. sayılı kararında, elektrik aboneliğinden kaynaklanan bir menfi tespit davasında, mahkemenin 'mali müşavir' bilirkişiden aldığı rapora dayanması neden hatalı bulunmuştur? Bu tür bir uyuşmazlığın çözümü hangi 'özel veya teknik bilgiyi' gerektirir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #200615

Bu kararda, bilirkişi seçiminde doğru uzmanlığın önemine dikkat çekilmiştir. Elektrik aboneliğinden kaynaklanan bir borcun tespiti, sadece matematiksel bir hesaplama değildir; aynı zamanda karmaşık ve teknik bir mevzuatın bilinmesini ve uygulanmasını gerektirir. Uyuşmazlığın çözümü için gereken 'özel veya teknik bilgi' şunları kapsar: 1) **Teknik Tüketim Tespiti:** Elektrik sayacının doğru çalışıp çalışmadığı, kaçak veya usulsüz kullanım olup olmadığı, tüketim endekslerinin doğru okunup okunmadığı gibi konular teknik bir incelemeyi gerektirir. 2) **Mevzuat Bilgisi ve Tarife Uygulaması:** Elektrik Piyasası Kanunu, ilgili yönetmelikler ve EPDK kararları çerçevesinde, abonenin bulunduğu tarife grubuna (mesken, ticarethane vb.) göre, tüketimin yapıldığı dönemlerde geçerli olan birim fiyatların, vergilerin, fonların ve diğer bedellerin (dağıtım bedeli, kayıp-kaçak bedeli vb.) doğru uygulanıp uygulanmadığının tespiti. Bu, sıradan bir mali müşavirin değil, bu alanda uzmanlaşmış bir 'elektrik mühendisi'nin veya bu konuda özel uzmanlığı olan kişilerin bilgi alanına girer. Bir mali müşavir, genel muhasebe ve vergi konularında uzman olabilir, ancak enerji piyasasının bu spesifik ve teknik mevzuatına ve hesaplama yöntemlerine hakim olmayabilir. Yargıtay, bu nedenle konunun uzmanı olmayan bir bilirkişinin raporuna dayanılarak hüküm kurulmasını eksik inceleme saymış ve elektrik mühendisinden rapor alınması gerektiğini belirtmiştir.