Meşru savunma şartlarından olan 'saldırı ile savunmanın eş zamanlı bulunması' ne demektir? Saldırı sona erdikten sonra yapılan bir fiil, meşru savunma olarak kabul edilebilir mi? Bu durumda fiil nasıl nitelendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #200594

'Saldırı ile savunmanın eş zamanlı olması' şartı, savunmanın, saldırı devam ederken veya henüz sona ermemişken yapılması gerektiğini ifade eder. Meşru savunmanın amacı, mevcut veya gerçekleşmesi muhakkak bir saldırıyı 'defetmektir'. Saldırı sona ermişse, artık defedilecek bir tehlike kalmamıştır. Bu andan sonra yapılan bir eylem, 'savunma' niteliğinde değil, 'karşı saldırı', 'intikam' veya 'cezalandırma' niteliğindedir. Örneğin, bir kişi A'ya yumruk atıp olay yerinden kaçmaya başladıktan sonra, A'nın arkasından koşup onu yakalayarak darp etmesi, meşru savunma değildir. Çünkü saldırı sona ermiş, tehlike ortadan kalkmıştır. Bu durumda A'nın fiili, meşru savunma olarak değil, duruma göre 'kasten yaralama' suçu olarak nitelendirilir. Ancak, saldırının A'da yarattığı öfke ve elem, 'haksız tahrik' (TCK m. 29) hükümlerinin uygulanmasını gerektirebilir. Dolayısıyla, saldırı bittikten sonra işlenen fiil, hukuka uygun bir savunma eylemi olmaktan çıkar ve suç teşkil eder, ancak fail hakkında haksız tahrik indirimi yapılması gündeme gelebilir.