Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2017/4355 E. sayılı kararında, talep 6.940 TL olmasına rağmen mahkemenin 9.161,70 TL tazminata hükmetmesi, hangi temel usul kuralının ihlalidir? Bu kuralın amacı ve istisnaları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #200588

Bu durum, HMK m. 26'da düzenlenen 'taleple bağlılık ilkesi'nin açık bir ihlalidir. Bu ilkeye göre, hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. **Amacı:** Bu kural, dava konusunu (müddeabih) belirleme yetkisinin taraflara ait olduğunu (taraflarca getirilme ilkesi) güvence altına alır. Hâkimin, tarafların iradesi dışında bir karar vererek onları beklemedikleri bir sonuçla karşı karşıya bırakmasını engeller ve hukuki güvenliği sağlar. Davacı, ne kadar talep edeceğini kendisi belirler ve davasını bu miktar üzerinden harçlandırır. Mahkemenin talepten fazlasına hükmetmesi, hem davalının savunma hakkını (çünkü davalı kendisini talep edilen miktarla sınırlı olarak savunur) hem de harçlandırma ilkesini ihlal eder. **İstisnaları:** Taleple bağlılık ilkesinin bazı istisnaları vardır. Örneğin, boşanma davasında hâkim, taraflar talep etmese bile velayet veya çocukla kişisel ilişki gibi kamu düzenini ilgilendiren konularda re'sen karar verebilir. Yine, işçilik alacaklarında, faiz başlangıcı gibi konularda kanunun emredici hükümleri varsa, hâkim talepte belirtilmese dahi bu hükümleri uygulayabilir. Ancak somut olaydaki gibi bir tazminat davasında, talep edilen miktarın aşılması kural olarak mümkün değildir. Davacı, daha fazla tazminat istiyorsa, yargılama sırasında davasını 'ıslah' (HMK m. 176) ederek talep sonucunu artırmalıdır. Islah yapılmadan, bilirkişi raporunda daha yüksek bir meblağ çıksa dahi, mahkeme talep edilen miktarı aşamaz.