Bir davada mahkeme, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için bir mali müşaviri bilirkişi olarak atamıştır. Bilirkişi raporunda, 'davalının defter kayıtlarına göre davacıya X TL borcu bulunmaktadır' şeklinde bir tespit yer almaktadır. Bu rapor, HMK m. 266 açısından hukuki bir değerlendirme içerir mi, yoksa teknik bir tespit midir? Hâkim bu raporla ne ölçüde bağlıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #200587

Bu rapor, HMK m. 266 açısından hukuki bir değerlendirme değil, 'özel ve teknik bilgi' gerektiren bir tespit içermektedir. Ticari defterlerin, muhasebe standartlarına ve vergi usul kanununa göre incelenmesi, kayıtlar arasındaki bağlantıların kurulması, alacak ve borç hesaplarının analiz edilmesi, sıradan bir kişinin veya hâkimin genel bilgisiyle yapabileceği bir iş değildir; bu, bir mali müşavirin veya muhasebe uzmanının teknik bilgisini gerektirir. Bilirkişinin 'defter kayıtlarına göre borç X TL'dir' demesi, 'hukuken borç X TL'dir' demesiyle aynı anlama gelmez. Bilirkişi burada sadece, defterlerdeki matematiksel ve muhasebesel veriyi özetleyerek mahkemeye sunmaktadır. Bu bir vakıa tespitidir. Hâkim bu raporla bağlı değildir (HMK m. 282). Hâkim, bu tespiti diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Örneğin, davalı taraf, bu borcun haricen ödendiğine dair bir makbuz sunmuşsa veya borcun dayanağı olan sözleşmenin geçersiz olduğunu iddia ediyorsa, hâkim bilirkişinin defter kayıtlarına dayalı tespitine rağmen, diğer delillere dayanarak borcun bulunmadığına veya daha az olduğuna karar verebilir. Bilirkişi raporu, ticari defter delilinin 'okunması' ve 'anlaşılır kılınması' için bir araçtır; nihai hukuki kararı verecek olan hâkimdir.