Bir fiilin TCK m. 25/1 kapsamında meşru savunma olarak nitelendirilebilmesi için 'savunmanın zorunlu olması' şartı ne anlama gelir? YCGK 2018/580 sayılı kararda yer alan olayda, sanığın karakola gidip durumu anlatması ancak bir sonuç alamaması, bu 'zorunluluk' şartının değerlendirilmesinde nasıl bir rol oynamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #200558

'Savunmanın zorunlu olması' şartı, failin saldırıyı başka bir yolla, özellikle de kamu gücüne (polis, savcılık) başvurarak veya kaçarak bertaraf etme imkanı varsa, meşru savunma hükümlerinden yararlanamayacağı anlamına gelir. Yani savunma, saldırıdan korunmak için başvurulabilecek son çare (ultima ratio) olmalıdır. YCGK 2018/580 sayılı kararında, sanığın daha önce karakola giderek durumunu anlatması ve bir çıkış yolu araması, ancak kadın sığınmaevine yerleştirilmesi durumunda çocuğuna bağlanan maaşın kesilebileceği endişesiyle şikayetçi olmaktan vazgeçmesi, 'zorunluluk' unsurunun değerlendirilmesinde kritik bir rol oynamıştır. Bu durum, sanığın kamu gücüne başvurma yolunu denediğini ancak somut olaydaki özel koşullar (tek geliri olan engelli çocuk maaşının kesilme riski) nedeniyle bu yolun kendisi için etkili ve katlanılabilir bir çözüm sunmadığını göstermektedir. Ayrıca, olay gecesi saldırı devam ederken kaçma veya polise haber verme gibi bir imkanının da olmaması (kapının kilitlenmesi, olayın aniliği), savunmanın zorunlu olduğu kanaatini güçlendirmiştir. Yargıtay, bu durumu 'sanığın kendisini başka türlü savunmasının imkansız olduğu' şeklinde ifade ederek, zorunluluk şartının gerçekleştiğini kabul etmiştir.