HMK Madde 240/3, tanık listesinde adresi gösterilmeyen veya gösterilen adreste bulunamayan tanık için tarafa 'adres göstermesi için işin niteliğine uygun kesin süre' verilmesini öngörmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2014/10663 E. sayılı kararında mahkemenin, talimatla çağrılan tanık bulunamayınca davalının tanık dinletme talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar vermesi neden hatalı bulunmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #200545

Yargıtay 2. HD'nin bu kararı, HMK m. 240/3'teki usulün harfiyen uygulanmasının önemini vurgulamaktadır. Kanun, gösterilen adreste tanığın bulunamaması halinde, bu tanığın dinlenmesinden vazgeçilmiş sayılması sonucunu doğrudan doğurmamaktadır. Bunun yerine, mahkemeye bir yükümlülük getirmektedir: Tarafa, tanığın yeni adresini bildirmesi için 'işin niteliğine uygun bir kesin süre' vermek. Bu kesin süre verilmeden ve bu sürenin sonuçları (adres bildirilmezse vazgeçilmiş sayılacağı) ihtar edilmeden, mahkemenin re'sen tanığın dinlenmesinden vazgeçildiğine karar vermesi, tarafın ispat hakkını ve dolayısıyla hukuki dinlenilme hakkını (HMK m. 27) kısıtlar. Karara konu olayda mahkeme, talimatla çağrılan tanık bulunamayınca, davalıya yeni adres bildirmesi için HMK m. 240/3 uyarınca usulüne uygun bir kesin süre vermeden doğrudan tanığın dinlenmesinden vazgeçmiş sayılmasına karar vermiştir. Bu, kanunun öngördüğü prosedürün atlanmasıdır ve bu nedenle karar bozulmuştur. Mahkemenin yapması gereken, davalıya usulüne uygun ihtar içeren bir kesin süre vermek ve sonucuna göre hareket etmekti.