Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/18794 E. sayılı kararında, davacı-karşı davalı kadının listesinde bildirdiği tanıklardan bir kısmının dinlenmeden hüküm kurulması neden hukuki dinlenilme hakkının ihlali sayılmıştır? Mahkemenin tanıkları 'hazır etme' yükümlülüğü yüklemesi HMK m. 243 açısından doğru mudur?
Yargıtay 2. HD'nin bu kararı, HMK m. 243 ve HMK m. 27'deki hukuki dinlenilme hakkı arasındaki ilişkiyi göstermektedir. Davacı-karşı davalı, dinlenmesini istediği tanıklardan açıkça vazgeçmediği sürece, mahkemenin bu tanıkları dinlemeden karar vermesi, tarafın 'ispat hakkını' (HMK m. 27/2-b) elinden almak anlamına gelir ve bu da hukuki dinlenilme hakkının ihlalidir. Mahkemenin, tarafa tanıklarını 'hazır etme' yükümlülüğü yüklemesi HMK m. 243'e aykırıdır. HMK m. 243/1'e göre tanık dinlemenin kural olan yolu, tanığın mahkeme tarafından 'davetiye ile çağrılması'dır. Tarafın tanığı hazır etmesi ise bir istisna ve kolaylıktır. Mahkeme, tarafa 'tanıklarını hazır et, etmezsen dinlemem' şeklinde bir zorunluluk getiremez. Doğru usul, tarafın bildirdiği tanıkların adreslerine usulüne uygun davetiye çıkarmak, gelmezlerse HMK m. 245 uyarınca zorla getirme kararı vermek gibi kanuni yolları tüketmektir. Bu yollar tüketilmeden, sadece taraf tanığı hazır etmedi diye dinlemekten vazgeçilmesi, savunma ve ispat hakkının kısıtlanmasıdır ve bozma nedenidir.