Bir ceza davasında, sanık hakkındaki tutuklama kararının gerekçesinde, sanığın daha önceki bir tarihte bir başka suçtan aldığı ve ertelenmiş olan kısa süreli hapis cezasının dikkate alınması, hukuka uygun bir değerlendirme midir?
Bu, duruma göre değişir. Eğer ertelenmiş ceza, tutuklama talep edilen suçla benzer nitelikte ise veya sanığın yeniden suç işleme eğilimini gösteren bir veri olarak değerlendiriliyorsa, tutuklama nedenlerinden olan 'kaçma veya delilleri karartma şüphesini' güçlendiren bir olgu olarak dikkate alınabilir. Ancak, TCK m. 53/4 'Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş... olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz' derken hak yoksunluğunu kasteder. Tutuklama ise bir koruma tedbiridir. Yargıtay CGK'nın 2013/690 sayılı kararında da tartışıldığı gibi, her ne kadar eski mahkumiyetler kişinin adli geçmişini gösterse de, tek başına ertelenmiş bir cezanın varlığı, yeni bir suç için otomatik bir tutuklama nedeni sayılamaz. Diğer somut tutuklama nedenleriyle (kuvvetli suç şüphesi, kaçma tehlikesi vb.) birlikte değerlendirilmesi gerekir. (Kaynak: YCGK E:2013/690, K:2014/199 ve TCK m. 53/4'ün ruhu.)