5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna ilişkin hükümler, mahkumiyetin doğal bir sonucu mudur, yoksa kararda ayrıca gösterilmesi mi gerekir? Bu durumun 'kazanılmış hak' ve 'aleyhe bozma yasağı' açısından sonucu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #200077

TCK m. 53'te düzenlenen hak yoksunlukları, kasten işlenen bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin 'yasal (kanuni) bir sonucu'dur. Bu nedenle, mahkeme kararında ayrıca belirtilmemiş olsa bile, bu yoksunluklar kendiliğinden doğar. Yerleşmiş yargısal kararlarda da belirtildiği üzere, mahkumiyetin yasal sonucu olan bu durum, sanık açısından 'kazanılmış hakka' konu olamaz ve 'aleyhe bozma yasağı' kapsamında değerlendirilemez. Yani, ilk derece mahkemesi bu konuda bir hüküm kurmayı unutmuş olsa bile, kanun yolu incelemesi sırasında bu eksiklik sanık lehine bir kazanılmış hak oluşturmaz ve her zaman infazı mümkündür. (YCGK Esas NO: 2014/72) (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/tck-53-hak-yoksunlugu/)