Bir sanık hakkında hem silahla kasten yaralama suçundan hem de aynı eylemle bağlantılı olarak konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kamu davası açılmıştır. Sanık, sadece yaralama suçundan dolayı tutuklanmıştır. Yargılama sonunda her iki suçtan da beraat etmiştir. Bu sanık, haksız tutuklama nedeniyle tazminat davası açarken, manevi tazminat miktarının belirlenmesinde sadece tutuklandığı suç mu, yoksa yargılandığı tüm suçların niteliği mi dikkate alınır?
Manevi tazminat miktarının belirlenmesinde, kişinin sadece tutuklandığı suç değil, bir bütün olarak maruz kaldığı suçlamanın niteliği, bu suçlamanın toplumdaki konumu ve itibarı üzerindeki etkisi gibi faktörler dikkate alınır. Her ne kadar tutuklama sadece yaralama suçundan olsa da, kişi aynı zamanda konut dokunulmazlığını ihlal gibi başka bir ağır suçlamayla da karşı karşıya kalmıştır. Bu durum, yaşadığı elem, üzüntü ve itibar kaybını artırıcı bir faktördür. Dolayısıyla mahkeme, manevi zararı saptarken, CMK m. 142/2 uyarınca, tutuklama kararının yanı sıra yargılamanın bütününü ve yüklenen suçların niteliğini bir bütün olarak değerlendirerek hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedecektir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/haksiz-tutuklama-gozalti-tazminat-davasi/, genel hukuk prensipleri yorumu)