Bir ceza davasında sanık müdafii hükmü temyiz etmiş, ancak daha sonra 18 yaşını dolduran sanık 'temyizden vazgeçtiğini' belirten bir dilekçe vermiştir. Bu durumda, sanığın mı yoksa müdafiinin mi iradesine üstünlük tanınmalıdır? Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin (E:2015/16352) bu konudaki yaklaşımı nasıldır?
Bu durumda müdafiinin iradesine üstünlük tanınır. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin E:2015/16352, K:2016/55 sayılı kararına göre, CMK m. 150/2 (çocuklar için zorunlu müdafiilik) ve m. 266/3 ('Müdafiin veya vekilin sanığın veya katılanın istemine aykırı olarak kanun yoluna başvurması halinde, kendisinin veya kanunî temsilcisinin rızasına bağlıdır.' hükmü burada reşit olan sanık için geçerli olsa da yorum genişletilir) maddelerindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, özellikle lehe olan kanun yoluna başvuru konusunda müdafiinin iradesine üstünlük tanınması gerektiği kabul edilmektedir. Bu, savunma hakkının daha etkin kullanılmasını sağlamaya yönelik bir yorumdur. Dolayısıyla, sanığın vazgeçmesine rağmen müdafiinin temyiz istemi incelenir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-150-madde-cmk/)