Bir tanık, HMK m. 248'de sayılan kişisel nedenlerle (örneğin davacının eşi olması) tanıklıktan çekinme hakkına sahipse, mahkemenin bu konuda yapması gereken usuli işlem nedir? Bu işlemin ihmal edilmesi ne gibi bir sonuç doğurur?
HMK m. 247/2'ye göre, kişisel nedenlerle tanıklıktan çekinme sebeplerinin varlığı hâlinde, hâkimin, tanık olarak çağrılmış kimseye bu çekinme hakkının bulunduğunu 'önceden' hatırlatması zorunludur. Bu hatırlatma yapılmadan tanığın beyanının alınması, usule aykırılık teşkil eder ve alınan beyanın hükme esas alınmasını sakatlar. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2014/22058 E., 2015/10874 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, çekinme hakkı olan tanığa bu hakkı hatırlatılmadan beyanının alınması bozma sebebidir. Mahkeme, tanığa hakkını hatırlatmalı, tanık bu hakkını kullanmayacağını beyan ederse ancak o zaman ifadesini almalıdır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-247-tanikliktan-cekinme-hakki.html)