TCK m. 53/5'te düzenlenen hak yoksunluğu, aynı maddenin 1. ve 2. fıkralarındaki hak yoksunluğundan hangi temel yönleriyle ayrılır? (Süre, uygulama koşulu)
TCK m. 53/1-2'de düzenlenen hak yoksunluğu, kasten işlenen bir suçtan hapis cezasına mahkumiyetin 'kanuni bir sonucu' olarak ortaya çıkar ve süresi 'cezanın infazının tamamlanmasıyla' sona erer. Mahkemenin ayrıca karar vermesine gerek yoktur. TCK m. 53/5'teki hak yoksunluğu ise bir 'güvenlik tedbiri' niteliğindedir ve ancak iki özel koşulda uygulanır: 1) Suçun, 1. fıkrada sayılan bir hak ve yetkinin 'kötüye kullanılması' suretiyle işlenmesi gerekir. 2) Mahkemenin kararda 'ayrıca' bu yasaklamaya hükmetmesi gerekir. En önemli fark ise, bu yasaklamanın süresinin 'cezanın infazından sonra' başlaması ve hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar sürebilmesidir. Yani infaz bittikten sonra da devam eden bir hak yoksunluğudur.