Suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olan ve daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bir sanık hakkında, doğru uygulama yapıldığında 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası gerektiren bir suçtan, mahkemenin yanılgılı vasıflandırması sonucu 11 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, bu cezanın TCK m. 50/3 gereği zorunlu olarak seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiğini savunmuştur. Ceza Genel Kurulu bu itirazı neden reddetmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199705

Yargıtay Ceza Genel Kurulu (E: 2015/391, K: 2015/408), bu itirazı 'atıfetin genişletilmemesi' ve 'hakkaniyet' ilkeleri gereğince reddetmiştir. Kurul'a göre, sanık, mahkemenin suç vasfındaki yanılgısı ve aleyhe bozma yasağı nedeniyle zaten lehe bir sonuç elde etmiştir. Eğer suç doğru vasıflandırılsaydı, alacağı ceza 1 yılın üzerinde olacak ve TCK m. 50/3'ün zorunlu çevirme hükmünden yararlanamayacaktı. Yanılgılı uygulama sonucu ortaya çıkan bu hafif sonuç cezadan hareketle, sanığa bir de TCK m. 50/3'ü uygulayarak ikinci bir lehe uygulama yapmak, adalet ve eşitlik ilkelerini zedeler. Bu nedenle, yanılgılı uygulama sonucu ortaya çıkan hafif cezadan dolayı, sanığa tanınan atıfet genişletilemez ve ceza seçenek yaptırıma çevrilmez.