Bir yabancının, Türkiye'de çalışma izni başvurusunda, işverenin 'mali yeterlilik kriterini' (örneğin, ödenmiş sermaye, brüt satışlar) sağlaması zorunluluğunun amacı nedir? Bakanlığın belirlediği yeni değerlendirme kriterlerine göre, 'son yıl net satış tutarı 50.000.000 TL veya daha fazla olan' bir işyerinin, istihdam edeceği ilk beş yabancı için bu kriterden muaf tutulmasının, büyük ölçekli ve ihracat yapan işletmelere sağladığı avantajı ve bunun ülke ekonomisine etkilerini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199209

Yabancı çalışma izni başvurularında, işverenin belirli bir mali yeterliliğe (belirli bir miktar ödenmiş sermaye, brüt satış veya ihracat tutarı) sahip olması zorunluluğunun temel amacı, çalışma izni sisteminin suistimal edilmesini önlemektir. Bu kriter, sadece yabancı çalıştırmak amacıyla kurulan, fiili bir ticari faaliyeti veya ekonomik gücü olmayan 'tabela şirketlerini' sistemin dışına itmeyi hedefler. Devlet, yabancıyı istihdam edecek şirketin, onun maaşını ve sosyal güvenlik primlerini ödeyebilecek mali güce sahip, gerçek bir işletme olduğundan emin olmak ister. Bakanlığın, son yıl net satışı 50 Milyon TL gibi yüksek bir ciroya ulaşan işyerlerini, ilk beş yabancı için 'istihdam kriterinden' (her yabancı için 5 Türk vatandaşı çalıştırma) ve mali yeterlilik kriterlerinden muaf tutması, büyük ölçekli, katma değer ve istihdam yaratan, ihracat yapan işletmelere yönelik bir pozitif ayrımcılıktır. Bu düzenleme, bu tür şirketlerin, ihtiyaç duydukları nitelikli yabancı personeli daha kolay ve hızlı bir şekilde istihdam etmelerini sağlayarak, onların küresel rekabet gücünü artırmayı ve dolayısıyla ülke ekonomisine (ihracat, teknoloji transferi, vergi gelirleri) daha fazla katkı sunmalarını teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Bu, ekonomik kalkınma hedefleriyle uyumlu, stratejik bir yaklaşımdır. (Kaynak: oner.av.tr/yabanci-calisma-izni/)