Bir davanın, mahkemenin 'görevsizliği' veya 'yetkisizliği' nedeniyle usulden reddedilmesi durumunda, o ana kadar işlemiş olan 'zamanaşımı veya hak düşürücü süre' dolmuş ise, davacının hak kaybına uğramasını önlemek için TBK m. 158 ve HMK m. 20'de hangi özel imkan tanınmıştır? Bu 'ek süre' ne kadardır ve bu sürenin başlayabilmesi için davacının hangi usuli işlemi yapması gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199208

Bir davanın, mahkemenin görevsizliği veya yetkisizliği nedeniyle usulden reddedilmesi ve bu sırada zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin dolması halinde, davacının hak kaybını önlemek amacıyla kanun koyucu özel bir düzenleme getirmiştir. Hem TBK m. 158 hem de HMK m. 20, bu durumda davacıya 'altmış (60) günlük bir ek süre' tanır. Bu ek sürenin başlayabilmesi için, görevsizlik veya yetkisizlik kararının 'kesinleşmesi' gerekir. Davacı, bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren altmış gün içinde, davayı görevli veya yetkili mahkemede yeniden açarsa, dava süresinde açılmış sayılır ve zamanaşımı veya hak düşürücü süre nedeniyle reddedilemez. Eğer davacı, kararın kesinleşmesinden sonraki iki hafta içinde, görevli/yetkili mahkemeye başvurarak dosyanın gönderilmesini talep ederse, bu başvuru da yeni bir dava açılmış gibi kabul edilir (HMK m. 20). Bu düzenleme, adil yargılanma hakkının bir gereği olarak, tarafın kusurundan kaynaklanmayan usuli hatalar nedeniyle esasa ilişkin bir hakkın kaybedilmesini önlemeyi amaçlamaktadır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/tbk-borclarin-sona-ermesi/)