Bir kimsenin, kendisini 'kamu görevlisi veya banka çalışanı' olarak tanıtarak, bir başkasını aldatıp ondan menfaat temin etmesi eylemi, TCK m. 158/1-l'de özel bir nitelikli dolandırıcılık hali olarak düzenlenmiştir. Bu fıkranın kanuna eklenme gerekçesi ve korumak istediği özel toplumsal menfaat nedir? Bu suçun, failin sadece 'bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi' suretiyle işlenmesi ne anlama gelir? Bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199207

TCK m. 158/1-l bendinin kanuna eklenmesinin temel gerekçesi, son yıllarda toplumda büyük bir mağduriyete yol açan ve 'telefon dolandırıcılığı' olarak bilinen suç tipiyle daha etkin mücadele etmektir. Bu suç tipinde failler, genellikle kendilerini polis, savcı, asker veya banka görevlisi olarak tanıtarak, mağdurların devlete veya finans kurumlarına duyduğu güveni ve saygıyı istismar etmekte, onları korkutarak veya yanıltarak para veya değerli eşyalarını almaktadır. Bu fıkranın korumak istediği özel toplumsal menfaat, kişilerin malvarlığı hakkının yanı sıra, 'kamu idaresine ve bankacılık sistemine duyulan güvendir'. Fıkrada yer alan '...bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi' ibaresi, failin doğrudan 'ben polisim' veya 'ben bankacıyım' demese bile, bu kurumlarla özel bir bağlantısı, irtibatı veya nüfuzu olduğu izlenimini yaratarak mağduru aldatması durumlarını da kapsamayı amaçlar. Örneğin, failin, 'Emniyet'teki arkadaşlarımdan öğrendim, hesabınız terör örgütünün eline geçmiş, size yardım etmek için beni görevlendirdiler' demesi, kendisini kamu görevlisi olarak tanıtmasa da, bu kurumla özel bir ilişkisi olduğu algısını yaratarak hile yaptığı için, bu nitelikli hali oluşturur. (Kaynak: or.av.tr/nitelikli-dolandiricilik-sucu-sartlari-ve-cezasi/)