Bir şirkete atanan CMK kayyımının, şirketi kasten zarara uğrattığı iddiasıyla, şirket ortaklarından biri tarafından Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 'sorumluluk davası' (TTK m. 553) açılmıştır. Mahkemenin, 'kayyımın denetim merciinin ceza mahkemesi olduğu' gerekçesiyle davayı görevsizlikten reddetmesi, Yargıtay içtihatları açısından doğru bir karar mıdır? Kayyımın 'idari denetimi' ile 'hukuki sorumluluğu' arasındaki farkın, görevli mahkemenin belirlenmesindeki rolünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199206

Hayır, bu doğru bir karar değildir. Yargıtay içtihatları, CMK kayyımının eylemlerine karşı başvurulacak hukuki yolları, talebin niteliğine göre ayırmaktadır. Kayyımın atanması, görevden alınması, görev süresinin uzatılması gibi 'idari nitelikteki' denetim ve şikayetler için görevli merci, kayyımı atayan ceza mahkemesidir. Ancak, kayyımın, görevini ifa ederken TTK'daki özen yükümlülüğüne (bir yöneticinin göstermesi gereken özen) aykırı davranarak, kusuruyla şirkete 'maddi bir zarar' vermesi durumunda, bu zararın tazmini için açılacak dava, bir 'hukuki sorumluluk' davasıdır. TTK m. 553 vd. hükümlerinde düzenlenen bu sorumluluk davasına bakmakla görevli mahkeme, 'Asliye Ticaret Mahkemesi'dir. Yani, kayyımın idari denetimi ceza mahkemesine, hukuki (tazminat) sorumluluğuna ilişkin davalar ise ticaret mahkemesine aittir. Mahkemenin, bu ayrımı yapmadan, tazminat talepli bir davayı, denetim merciinin ceza mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlikten reddetmesi, hukuka aykırıdır ve Yargıtay tarafından bozulur. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-133-madde-cmk/ - Y. 11. HD kararları ve genel TTK prensipleri)