Ceza Muhakemesi Hukukunda 'resen araştırma ilkesi' ne anlama gelir ve bu ilkenin, hukuk yargılamasındaki 'taraflarca getirilme (hazırlama) ilkesi'nden temel farkları nelerdir? İdari yargıda da geçerli olan bu ilkenin, özellikle idareye karşı açılan iptal davalarında, taraflar arasındaki 'silahların eşitliği' ilkesini dengelemedeki rolünü tartışınız.
Ceza ve idari yargılamada geçerli olan 'resen araştırma ilkesi', mahkemenin, maddi gerçeğe ulaşmak için, tarafların talepleri veya sundukları delillerle bağlı kalmaksızın, kendiliğinden her türlü araştırmayı yapabilmesi, delil toplayabilmesi anlamına gelir. Hukuk yargılamasında geçerli olan 'taraflarca getirilme ilkesi'nde ise, kural olarak hakim, tarafların ileri sürdüğü vakıalar ve delillerle bağlıdır; kendiliğinden delil toplayamaz. Temel fark, delillerin toplanmasındaki inisiyatifin kime ait olduğudur. İdari yargıda, bu ilkenin 'silahların eşitliği' ilkesini dengelemede önemli bir rolü vardır. İptal davalarında, davacı (genellikle bir vatandaş) ile davalı (devletin gücüne sahip idare) arasında doğal bir güç dengesizliği vardır. Dava konusu işlemin dayanağı olan bilgi ve belgelerin çoğu idarenin elindedir. Eğer sadece taraflarca getirilme ilkesi geçerli olsaydı, davacının bu delillere ulaşması ve iddiasını ispatlaması çok zor olurdu. Resen araştırma ilkesi sayesinde mahkeme, bu dengesizliği giderir. Mahkeme, idareden davayla ilgili tüm bilgi ve belgeleri isteyebilir, keşif veya bilirkişi incelemesi yapılmasına kendiliğinden karar verebilir ve böylece davacının ulaşamadığı delillere ulaşarak, gerçeği ortaya çıkarır. Bu, zayıf konumdaki davacıyı koruyan ve adil bir yargılamayı sağlayan temel bir mekanizmadır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/kurumlar-arasi-gecise-muvafakat-verilmemesi-iptali-davasi/ - İptal Davası bölümü)