TCK m. 158/1-f'de düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunda, 'banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması' ibaresi, sadece bankanın fiziki varlıklarının (çek, bono, teminat mektubu) kullanılmasını mı kapsar, yoksa bankanın soyut faaliyetlerinin (havale, EFT, internet bankacılığı) kullanılmasını da içerir mi? Bir kişinin, sahte bir kimlikle başkasının hesabından havale yaparak menfaat temin etmesi, bu nitelikli hali oluşturur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199194

Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, TCK m. 158/1-f'deki 'banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması' ibaresi geniş yorumlanmalıdır. Bu ibare, sadece bankanın çek, bono, dekont gibi 'maddi varlıklarının' kullanılmasını değil, aynı zamanda bankacılık sisteminin sunduğu havale, EFT, internet bankacılığı, mobil bankacılık gibi 'soyut faaliyet ve hizmetlerinin' hileli bir şekilde kullanılmasını da kapsar. Bankacılık sistemi, yarattığı güven ortamı ve işlemlerin sürati nedeniyle, suçun işlenmesini kolaylaştıran bir 'araç' olarak kabul edilir. Bir kişinin, sahte bir kimlikle veya hileyle elde ettiği bilgilerle, başkasının banka hesabından internet bankacılığı veya mobil uygulama üzerinden kendi hesabına havale/EFT yaparak haksız menfaat temin etmesi, tipik bir şekilde bu nitelikli hali oluşturur. Fail, bankanın bilişim ve para transferi sistemini, hileli amacına ulaşmak için bir araç olarak kullanmıştır. Bu nedenle eylem, basit dolandırıcılık değil, TCK m. 158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılık olarak cezalandırılır. (Kaynak: or.av.tr/nitelikli-dolandiricilik-sucu-sartlari-ve-cezasi/)