İcra ve İflas Kanunu'nda, 'borçlunun iflası halinde', alacaklıların, henüz 'muaccel olmamış' (vadesi gelmemiş) alacaklarını dahi, müflise olan borçları ile takas edebilmelerine (İİK m. 142) imkan tanıyan düzenlemenin amacı nedir? Bu kuralın, Borçlar Kanunu'ndaki genel takas kuralından (borçların karşılıklı ve muaccel olması şartı - TBK m. 139) ne gibi bir farkı vardır ve bu istisnanın getirilmesinin, iflas hukukunun 'alacaklıların eşitliği' ilkesiyle ilişkisini tartışınız.
İİK m. 142'deki (Not: Soruda TBK maddesi olarak geçmiş, doğrusu İİK m. 201 olmalı, ancak soru TBK kaynağına atıfla sorulduğu için TBK m. 142'deki paralel düzenleme üzerinden cevaplanmıştır) özel takas kuralının amacı, iflas durumunda, hem borçlu hem de alacaklı konumunda olan bir kişinin, diğer alacaklılara göre dezavantajlı bir duruma düşmesini engellemektir. Bu kural, TBK m. 139'daki genel takas kuralından önemli bir fark gösterir: TBK m. 139, takas için her iki borcun da 'muaccel' olmasını şart koşarken, İİK/TBK'daki iflas hali düzenlemesi, alacaklının iflas eden borçluya karşı olan alacağı 'muaccel olmasa bile' takas imkanı tanır. Bu istisnanın getirilmesi, iflas hukukunun temel ilkelerinden olan 'alacaklıların eşitliği' (paritas creditorum) ilkesini dengelemeye yöneliktir. Normalde, iflas masasına karşı tüm alacaklılar eşit konumdadır ve alacaklarını belirli bir oranda alırlar. Ancak, müflise aynı zamanda borçlu olan bir alacaklı, eğer takas hakkı tanınmazsa, bir yandan kendi borcunun tamamını iflas masasına ödemek zorunda kalacak, diğer yandan kendi alacağının sadece küçük bir kısmını (iflas oranında) masadan alabilecektir. Bu, onu diğer alacaklılara göre haksız bir şekilde daha kötü bir duruma sokar. Takas imkanı, bu haksızlığı gidererek, bu özel durumdaki alacaklının, kendi borcu miktarında alacağını diğerlerinden önce ve tam olarak tahsil etmesini sağlayarak bir nevi 'rehin hakkı' benzeri bir güvence yaratır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/tbk-borclarin-sona-ermesi/)