Nitelikli dolandırıcılık suçunda, suçun 'zincirleme suç' (TCK m. 43) şeklinde işlenmesi ne anlama gelir? Bir failin, 'aynı mağdura karşı', farklı zamanlarda, aynı suç işleme kararı altında birden fazla dolandırıcılık eylemi gerçekleştirmesi ile 'tek bir fiille', birden fazla farklı mağduru aldatması durumları arasında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması açısından ne gibi bir fark vardır? Bu ayrımın, faile verilecek ceza üzerindeki etkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #199188

Nitelikli dolandırıcılıkta zincirleme suç (TCK m. 43/1), bir suç işleme kararının icrası kapsamında, 'aynı kişiye karşı' suçun birden fazla kez işlenmesi durumunda söz konusu olur. Örneğin, bir failin, aynı mağduru farklı tarihlerde farklı yalanlarla tekrar tekrar dolandırması. Bu durumda, faile tek bir suçtan (nitelikli dolandırıcılık) ceza verilir, ancak bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Fail, her bir eylemden ayrı ayrı cezalandırılmaz. 'Tek bir fiille' birden fazla farklı mağdurun aldatılması ise, TCK m. 43/2'de düzenlenen 'aynı neviden fikri içtima' kuralını oluşturur. Ancak Yargıtay, dolandırıcılık suçunda, her bir mağdurun malvarlığı ayrı bir hukuki değer olduğu için, tek bir hileli davranışla (örneğin, sahte bir internet sitesiyle) birden fazla kişinin dolandırılması durumunda, bu kuralın uygulanmayacağını kabul etmektedir. Bu durumda, 'mağdur sayısınca' suç oluştuğu kabul edilir ve 'gerçek içtima' kuralları uygulanır. Yani, fail, dolandırdığı her bir mağdur için ayrı ayrı nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılır. Bu ayrım, cezanın miktarı açısından çok önemlidir. Zincirleme suçta tek ceza artırılırken, gerçek içtima durumunda her suç için ayrı ceza verilir ve bu cezalar toplanır, bu da çok daha ağır bir sonuç doğurur. (Kaynak: oner.av.tr/nitelikli-dolandiricilik-zincirleme-suc/)