Bir ceza davasında, sanığın sabıka kaydında yer alan eski bir mahkumiyetin, yeni işlenen suçta 'tekerrür' (TCK m. 58) hükümlerinin uygulanmasına esas alınıp alınamayacağının tespitinde, mahkemenin hangi hususları araştırması zorunludur? Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2009/16651 sayılı kanun yararına bozma istemine konu olan kararında, mahkemenin bu araştırmayı yapmadan tekerrür hükümlerini uygulamasının neden hukuka aykırı bulunduğunu açıklayınız.
Bir sanık hakkında tekerrür hükümlerinin (TCK m. 58) uygulanabilmesi için, mahkemenin, adli sicil kaydında görünen önceki mahkumiyetin 'tekerrüre esas' olup olmadığını dikkatle araştırması zorunludur. Bu araştırma şunları kapsamalıdır: 1) Kesinleşme Tarihi: Önceki mahkumiyet kararının kesinleşme tarihi tespit edilmelidir. 2) Suçun Niteliği: Tekerrür için önceki ve sonraki suçların kasten işlenmiş olması gerekir (taksirli suçlar tekerrüre esas olmaz). 3) Cezanın Miktarı ve Türü: Kanunda belirtilen süreler (5 yıldan fazla hapis için 5 yıl, 5 yıl veya daha az hapis/adli para cezası için 3 yıl) içinde yeni bir suç işlenip işlenmediği kontrol edilmelidir. 4) İnfaz Tarihi: Bu süreler, önceki cezanın 'infaz edildiği' tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu nedenle, önceki cezanın infaz edilip edilmediği ve ne zaman edildiği de araştırılmalıdır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, mahkemenin, sanığın sabıka kaydına dayanarak, hangi ilamın tekerrüre esas alındığını belirtmeden, bu ilamın kesinleşme ve infaz tarihlerini gösteren onaylı bir örneğini dosyaya celbetmeden, soyut bir şekilde tekerrür hükümlerini uygulaması, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. Mahkeme, tekerrür hükümlerini uygulamadan önce, bu şartların oluşup oluşmadığını somut delillerle ve gerekçeli olarak ortaya koymak zorundadır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-145-ifade-ve-sorgu-icin-cagri.html)